2002 Seçimlerinde Baraj Olmasaydı Oluşacak Tablo – 2

2002 Seçimlerinde eğer bu zalim baraj kuralı olmasaydı, hükümet kurmaya yeter güvenoyu için gerekli sandalye sayısı olan 276 milletvekiline sahip olamayan AKP, tek başına iktidar olamayacaktı. Anayasayı referandum ile değiştirebilmek için gerekli 330 sandalyeye uzak; Anayasayı referandumsuz doğrudan değiştirmek için gerekli 367 sandalye sayısına daha da uzak olacak olan AKP; ülkemizin temel kanunu olan Anayasayı, etrafa kulaklarını tıkayarak tek başına dilediği gibi değiştiremeyecek, kendisinden olmayan ‘ötekilerin’ de onayına ihtiyaç duyacak ve demokrasinin unsurlarından biri olan ‘uzlaşıyı’ sağlamak zorunda kalacaktı. Bu sayede, şu an olduğu gibi, yapılan düzenlemelerin, halkın ‘çoğunluğu’ tarafından benimsenmiyor olma ihtimali doğmayacak; devlete ve millete ‘hükümet’ olanlara karşı, toplumun yarısına yakınında güvensizlik ve nefret duygusu yaşanmayacak; diktatörlüğe dönüşmeye müsait bir ortam da oluşmayacaktı. Sonuç olarak, zalim baraj kuralı olmasaydı, şu an bireysel ve toplumsal yaşamımızı etkileyen devasa farklılıklar olacak, tabiri caizse ülkemizin kaderi daha farklı olacaktı.

(Bu makale İlker Aksoy’un “Türk Seçim Sisteminde İktidarın Meşruiyeti” kitabından bir alıntıdır.)

2002 yılının sonunda; tekrarlanan Siirt Seçimleri öncesinde Tayyip Erdoğan’ın milletvekili olmasını sağlamak için Anayasanın ‘Milletvekili Seçilme Yeterliliği’ ile ilgili hükümlerinde değişiklik yapılmıştı. Eğer bu değişiklik yapılmasaydı, Tayyip Erdoğan hiçbir zaman milletvekili olamayacağı gibi dolayısıyla Başbakan da olamayacaktı.

2004 yılında; Anayasanın ilgili hükümleri değiştirilerek, terör suçlarında idam cezası kaldırılmış, bölücü terör örgütünün elebaşı olan Bebek Katilinin idamı engellenmişti. İddiaların aksine, AKP’den bir önceki koalisyon hükümeti, idam cezasını, ‘terör suçlarını’ istisna bırakarak kaldırmış, terör suçlularında ise idam cezasının devam etmesini sağlamıştı. Sonuç olarak, Bebek Katilini de kapsayan ‘terör suçlarında idam’ cezası 2004 yılında AKP hükümetinin yaptığı Anayasa değişikliği ile kaldırılmıştı. Eğer bu değişiklik yapılmasaydı, Bebek Katili şu an idam edilmiş olacaktı.

Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olmasını sağlayan, Bebek Katilinin idam edilmesini engelleyen değişiklikler için 367 milletvekilinin oyuna ihtiyaç duyulmuştu. Zalim baraj kuralının olmaması durumunda 262 milletvekiline sahip olacak olan AKP’nin bu değişiklikleri yapması kesinlikle mümkün değildi. AKP, 367 sayısına ulaşmak için 105 oy daha bulması gerecekti, bu da kendisi dışında (CHP’nin destek olmayacağını kabul edersek) en az 3 partinin destek vermesini gerektirecekti. Bu sebeple DHP oyları da 367’ye yaklaştıramayacaktı. Olasılıklar dâhilinde 330’a ulaşılması halinde ise referandum gerekecekti ki, Bebek Katilinin idamının engellenmesi, Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olması gibi konularda özellikle o tarihlerdeki kamuoyu dikkate alındığında, bu değişikliklerin referandumda onaylanması kesinlikle mümkün değildi. Sonuç olarak, 365 AKP ve 8 bağımsız milletvekilinin bulunduğu bir mecliste, 367’ye rahatlıkla ulaşılarak, dilenen tüm değişiklikler dirençle karşılaşılmadan gerçekleştirilmişti.

Türkiye’nin tabiri caizse kaderini değiştiren bu Anayasa değişiklikleri haricinde, 2002-2007 seçim dönemleri arasında daha nice Anayasa değişiklikleri yapılmış, yüzlerce kanun değiştirilmişti. Tüm bu değişiklikler, aslında halk tarafından seçilmemiş olan 171 kişinin ‘milletvekili’ kabul edilmesiyle teşkil olan bir mecliste yapılmıştı. Bu nedenle, 2002-2007 seçim dönemleri arasındaki yasama organınca yapılan tüm işlemlerin meşruiyeti tartışmaya açıktır.

2002 Seçimlerinde tabiri caizse kaderimizi etkileyen bir diğer etken de Siirt’teki seçimlerin tekrarlanmasıydı. Siirt’te AKP ve CHP 1’er vekil çıkarmış, Fadıl Akgündüz de bağımsız olarak seçilmişti. Fakat bu bölgede 706 seçmenin oylarının sayılamadığı, bu oyların hepsinin AKP’ye gideceğinin varsayılması halinde AKP’nin 1 değil, 2 milletvekili çıkarması lazım geleceği gerekçe gösterilerek, Siirt’te yapılan seçimler YSK tarafından iptal edilerek tekrarlanmıştı. Tekrarlanan bu seçimler ile –halen görevini sürdürmekte olan– Tayyip Erdoğan milletvekili olmuş, Başbakan Abdullah Gül istifa etmiş ve Tayyip Erdoğan ‘Başbakan olarak’ yeni bir hükümet kurmuştu. Ancak; eğer baraj kuralı olmasaydı, Siirt bölgesindeki 706 oy, seçim sonucunu değiştirmeye yeterli olamayacağı için seçim tekrarlanamayacak, Tayyip Erdoğan da milletvekili ve Başbakan olamayacaktı! Sonuç olarak, baraj altında kalan birçok partinin giremediği, tekrarlanan bu seçimde; AKP, YSK’nın iptal gerekçesindeki ihtimalin de ötesinde ‘2 değil, 3 milletvekili’ çıkarmış, CHP ise milletvekili çıkaramamıştı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s