Etiket arşivi: 2002 Seçimleri

Meşruiyet ve Milli İrade Kavramları ile Ülke Barajı Kuralı

Türkiye Cumhuriyeti, anayasadaki tanımıyla ve halkın tamamına yakınının fikir birliğiyle, ‘demokratik bir cumhuriyet’ idealine sahiptir. Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarından, en basit tanımlarıyla ve lafzi anlamlarıyla, ülkeyi yönetecek kişilerin halkın iradesiyle belirlenmesi gerektiği sonucunu çıkarırız. Böyle bir sistemde, yöneticiler meşru olmalıdır. Kavramsal anlamıyla meşruiyet, yönetim yetkisinin halk iradesiyle uyumunun düzeyidir. Okumaya devam et Meşruiyet ve Milli İrade Kavramları ile Ülke Barajı Kuralı

Nispi Temsil Seçim Sistemi ve D’Hondt Formülü ile Ülke Barajı Kuralı

Bir seçim bölgesindeki milletvekilliği koltuklarının partilere veya bağımsız adaylara nasıl dağıtılacağı, mevcut seçim kanunumuzun da benimsemiş olduğu D’Hondt Sistemi ile tespit edilir. Okumaya devam et Nispi Temsil Seçim Sistemi ve D’Hondt Formülü ile Ülke Barajı Kuralı

2002 Seçimlerinde Baraj Olmasaydı Oluşacak Tablo – 1

2002 Seçimlerine baktığımız zaman; eğer yüzde 10 barajı uygulanmasaydı ve ülke genelindeki seçilmiş hiçbir kişi ‘seçilmemiş’ sayılmasaydı, oluşacak tabloda devasa farklılıklar yaşanacaktı. Böyle bir durumda gerçekleşecek sandalye dağılımı ile barajın uygulanması sonucu gerçekleşmiş olan sandalye dağılımının farkına bakalım: Okumaya devam et 2002 Seçimlerinde Baraj Olmasaydı Oluşacak Tablo – 1

2002 Seçimlerinde Baraj Olmasaydı Oluşacak Tablo – 2

2002 Seçimlerinde eğer bu zalim baraj kuralı olmasaydı, hükümet kurmaya yeter güvenoyu için gerekli sandalye sayısı olan 276 milletvekiline sahip olamayan AKP, tek başına iktidar olamayacaktı. Anayasayı referandum ile değiştirebilmek için gerekli 330 sandalyeye uzak; Anayasayı referandumsuz doğrudan değiştirmek için gerekli 367 sandalye sayısına daha da uzak olacak olan AKP; ülkemizin temel kanunu olan Anayasayı, etrafa kulaklarını tıkayarak tek başına dilediği gibi değiştiremeyecek, kendisinden olmayan ‘ötekilerin’ de onayına ihtiyaç duyacak ve demokrasinin unsurlarından biri olan ‘uzlaşıyı’ sağlamak zorunda kalacaktı. Bu sayede, şu an olduğu gibi, yapılan düzenlemelerin, halkın ‘çoğunluğu’ tarafından benimsenmiyor olma ihtimali doğmayacak; devlete ve millete ‘hükümet’ olanlara karşı, toplumun yarısına yakınında güvensizlik ve nefret duygusu yaşanmayacak; diktatörlüğe dönüşmeye müsait bir ortam da oluşmayacaktı. Sonuç olarak, zalim baraj kuralı olmasaydı, şu an bireysel ve toplumsal yaşamımızı etkileyen devasa farklılıklar olacak, tabiri caizse ülkemizin kaderi daha farklı olacaktı. Okumaya devam et 2002 Seçimlerinde Baraj Olmasaydı Oluşacak Tablo – 2

Seçimlerde Uygulamaya Yansımayan Eşit Oy İlkesi ve Ülke Barajı Kuralı

2002 Seçimlerinde gümrüklerde kullanılan oylarla birlikte seçim bölgelerinde toplam 31.528.783 geçerli oy kullanılmıştı. Yani, meclisteki 550 milletvekilini bu oylar belirlemişti. Toplam geçerli oy sayısını 550’ye böldüğümüzde 57.325 sayısına ulaşıyoruz. Bu sayı, seçilen bir milletvekili için ‘en adil’ oy sayısıdır. Bu sayıya yakınlık, o milletvekilinin meşruiyetinin düzeyini gösterir. Bu sayı ‘ideal’ bir sayıdır, tüm milletvekillerinin bu sayıda oy ile seçilmesi zaten imkânsızdır, ancak bu sayıdan orantısız şekilde çok daha düşük bir oy ile milletvekili olmuş bir kişinin temsil yetkisi ve meşruiyeti tartışmalıdır. Okumaya devam et Seçimlerde Uygulamaya Yansımayan Eşit Oy İlkesi ve Ülke Barajı Kuralı